Genel

Pozitif Müzakere İnsanın Güzeli…

İlahi aklın eşya alemindeki ışıltısı diyor güzellik için Plotinus, Kant ise güzelliğin subjektifliğine değiniyor. Ece’nin de deyimiyle bakanın güzelliğidir güzel söylediği… bununla da alçakgönüllü işte. Güzellik, güzel duyu ve vakit üstüne nice düşünür aforizmalar öne devam etmiş, kimileri bu fikirleri kamyon arkası yazısı kıvamında yorumlayıp cehaletin saadet bulunduğunu kanıtlarcasına basite indirgemiş. Kimileri ise rastlantısallık, bilinemezlik, terbiye ve vakit kırılmalarının kombinasyonlarıyla kafayı kırıp bir otel odasında yanlızlık ve sefaletle yaşamını noktalamış.”İnsanın güzelliği” ise benlik, zeka, çekicilik şeklinde iç güzelliğiyle; sağlıklılık, gençlik, ten, şekil, medyan beğeni averajlarına yakınlık şeklinde dış güzelliğinin bütününde saklı..Bu tarz şeyleri yazmamın sebebi Ece kadın’da bu tarz şeyleri görebilmiş olmamdı. O yüzden başlıkta da belirttiğim şeklinde kendisine “insanoğlunun güzeli” diyorum.

İletişim ve etkileşim ise üstte anlatılanların muhteşem uyumu olsa dâhi ihtiva ettiği kimyadan dolayı hepimiz için aynı kararı üretemeyebilecektir. Hatta kimya uysa dahi tekrarlanabilirliği de münakaşa mevzusudur. “Aynı derede iki kez yıkanamazsınız” tutarsız bir deyiş olsa da aslen burada vurgu meydana getirilen şey zamandır. Dönemin akıcılığı… Süre bütün parametreleri geri dönülmez bir halde değiştirir. Bunun için hayıflanmamak icap eder zira bunu bir defa dahi deneyimleyebilmek insan için bir şanstır. O yüzden ben kendimi “talihli” hissettiğim anlamış olur yaşadım. Tekrarı olamasa bile “keşke” demem bu güzel anların hatrına…

Yeri geldi gülüştük, yeri geldi dramatik şeylerden bahsettik, neticede tek hedefimiz da beyin fırtınası ya da münazara yapmak değildi eşyanın tabiatına uyup hususi anlamış olur paylaştık. Spontane gelişen bu haberleşme ortamı (daha evvelinde tanışmışlığımız yok) da gerginlikten uzak, organik bir akışa sürükledi benim için tanışmamızı. Ece kadın’ın anlatım gücü yüksek konuşurken dinletiyor sizi, dinlerken de göz temasıyla sizi dinlediğini hissettiyor. Bürokrasi meydanına moderatör mü seçiyordunuz birader diyenleriniz olabilir sadece bunlar geçirilen dönemin her anlamda standardını arttıran etkileşimler benim için…

Tarihi yavaşlatma gücüm olsa ve sınırı olan sayıda hakkım olsaydı bu hakkı Ece kadın’ın yanında kullanırdım:) Ustanın söylediği şeklinde “kalp esasen atıyor marifet ritmini değiştirebilende”…
Daha şairane ve yazınsal yazabilme kabiliyetim olsaydı Shakespeare’e kafa tutan şeyler yazmak arzu ederdim Ece kadın için. Öznesi Ece olan bir cümlenin tümleci gibiyim yalnız…

Beraber geçirdiğimiz vakit için teşekkür etmiyorum, patak yiyecek istemem:) Dilim döndüğünce memnuniyetimi ve iltifatlarımı kendisine vedalaşmadan iletmiştim buraya da tarihe not olsun amacıyla yazıyorum.

Klasik referans yazılarım haricinde değişik bir yorum yazmak istedim, şu anki deneyimlerim içinde Ece kadın’ın yerini ayırt ettirmek için.

Yaşam karşısına kendisi şeklinde “insanoğlunun güzel”lerini çıkarsın. Her şeyin gönlünce olmasını dilerim. 🍀

 
Ece kadın ile görüştükten sonrasında onun ile alakalı düşüncem son cümleniz olmuştu…
Yaşam karşısına kendisi şeklinde “insanoğlunun güzel”lerini çıkarsın.
 
Yazınsal bir yaklaşımla yazılmış,hisleri tamamen yazıya dökülmüş bu paylaşım için teşekkürler..
Sevişmenize sıhhat..
Darısı benim elimden de @ECE için edebî paylaşım yazmaya diyelim ☺
 
Ece hanımın etkilerinden biride yaşattığı değişik değişik duygular vasıtasıyla insanoğlunun yazınsal yönünü güçlendirmesi olsa gerek:)
Paylaşım için teşekkürler
 
Ece kadın insanı bir hoş ediyor demek ki kaleme vuruyor..ben de merak ettim şimdi bak..
 

theles’ Makbuz:

İlahi aklın eşya alemindeki ışıltısı diyor güzellik için Plotinus, Kant ise güzelliğin subjektifliğine değiniyor. Ece’nin de deyimiyle bakanın güzelliğidir güzel söylediği… bununla da alçakgönüllü işte. Güzellik, güzel duyu ve vakit üstüne nice düşünür aforizmalar öne devam etmiş, kimileri bu fikirleri kamyon arkası yazısı kıvamında yorumlayıp cehaletin saadet bulunduğunu kanıtlarcasına basite indirgemiş. Kimileri ise rastlantısallık, bilinemezlik, terbiye ve vakit kırılmalarının kombinasyonlarıyla kafayı kırıp bir otel odasında yanlızlık ve sefaletle yaşamını noktalamış.”İnsanın güzelliği” ise benlik, zeka, çekicilik şeklinde iç güzelliğiyle; sağlıklılık, gençlik, ten, şekil, medyan beğeni averajlarına yakınlık şeklinde dış güzelliğinin bütününde saklı..Bu tarz şeyleri yazmamın sebebi Ece kadın’da bu tarz şeyleri görebilmiş olmamdı. O yüzden başlıkta da belirttiğim şeklinde kendisine “insanoğlunun güzeli” diyorum.

İletişim ve etkileşim ise üstte anlatılanların muhteşem uyumu olsa dâhi ihtiva ettiği kimyadan dolayı hepimiz için aynı kararı üretemeyebilecektir. Hatta kimya uysa dahi tekrarlanabilirliği de münakaşa mevzusudur. “Aynı derede iki kez yıkanamazsınız” tutarsız bir deyiş olsa da aslen burada vurgu meydana getirilen şey zamandır. Dönemin akıcılığı… Süre bütün parametreleri geri dönülmez bir halde değiştirir. Bunun için hayıflanmamak icap eder zira bunu bir defa dahi deneyimleyebilmek insan için bir şanstır. O yüzden ben kendimi “talihli” hissettiğim anlamış olur yaşadım. Tekrarı olamasa bile “keşke” demem bu güzel anların hatrına…

Yeri geldi gülüştük, yeri geldi dramatik şeylerden bahsettik, neticede tek hedefimiz da beyin fırtınası ya da münazara yapmak değildi eşyanın tabiatına uyup hususi anlamış olur paylaştık. Spontane gelişen bu haberleşme ortamı (daha evvelinde tanışmışlığımız yok) da gerginlikten uzak, organik bir akışa sürükledi benim için tanışmamızı. Ece kadın’ın anlatım gücü yüksek konuşurken dinletiyor sizi, dinlerken de göz temasıyla sizi dinlediğini hissettiyor. Bürokrasi meydanına moderatör mü seçiyordunuz birader diyenleriniz olabilir sadece bunlar geçirilen dönemin her anlamda standardını arttıran etkileşimler benim için…

Tarihi yavaşlatma gücüm olsa ve sınırı olan sayıda hakkım olsaydı bu hakkı Ece kadın’ın yanında kullanırdım:) Ustanın söylediği şeklinde “kalp esasen atıyor marifet ritmini değiştirebilende”…
Daha şairane ve yazınsal yazabilme kabiliyetim olsaydı Shakespeare’e kafa tutan şeyler yazmak arzu ederdim Ece kadın için. Öznesi Ece olan bir cümlenin tümleci gibiyim yalnız…

Beraber geçirdiğimiz vakit için teşekkür etmiyorum, patak yiyecek istemem:) Dilim döndüğünce memnuniyetimi ve iltifatlarımı kendisine vedalaşmadan iletmiştim buraya da tarihe not olsun amacıyla yazıyorum.

Klasik referans yazılarım haricinde değişik bir yorum yazmak istedim, şu anki deneyimlerim içinde Ece kadın’ın yerini ayırt ettirmek için.

Yaşam karşısına kendisi şeklinde “insanoğlunun güzel”lerini çıkarsın. Her şeyin gönlünce olmasını dilerim. 🍀

Ya Sen iyi mi güzel bir adamsın ,insanoğlunun güzeli tanımına sen daha oldukça uyuyorsun hem duruşunla hem duyarlı kalbinle hem öteki bütün özelliklerinle ,benim için bu güzel tanımı yapman da beni hakkaten oldukça oldukça sevinçli etti🥰yüzyüze ulaşmadan önce bile anlamıştım bunu o denli ince bilgileri dahi önemsemen beni hem oldukça şaşırttı hem oldukça sevinçli etti 🥰insan bazı zamanlar birkaç saatte tanımış olduğu birinin yanında senelerdir tanımış olduğu birinden daha kolay daha samimi olabiliyor bunu hissettiğim için oldukça oldukça konuştum 🤗yaşam hep güzellikler sunsun sana tertemiz bir kalbin var ,senin karşına da hep insanoğlunun güzeli çıksın 💖💖💖

 
Ne kadar güzel yazmışsınız. Kaliteniz klavyenize yansımış. Bu güzel anlatımı yaşatan hanımefendiye de hürmet hissetmek düşer bizlere.
 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu