Genel

Bir tek ve fukara bir erkek;Peyami Safa…

Edebiyatımızın mühim romancılarından.
Son aşama kuvvetli ve etkisi altına alan anlatıma haizdir.
Vakaları kurgulaması, tasvir ve betimlemelerdeki ustalığı,kuvvetli ruhsal tespitleri dikkat çekicidir.
Dokuzuncu hariciye koğuşu’nun,Fatih Harbiye’nin , Bir Tereddüdün Romanı’nın ,Yanlızız’ın,Matmazel Noralya’nın Koltuğu’nun,Hepimiz İnsanlar’ın yazarı.
Serveti-Fünun periyodu şairlerinden İsmail Safa’nın oğlu.
Sivas’a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üstüne iki yaşlarında yetim kalmış bu nedenle yetim-i Safa adıyla anılmıştır.
Babasız büyümenin acılarının yanı sıra,sekiz dokuz yaşında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla,bu hastalığın fizyolojik ve psikolojik bunalımlarını yaşamıştır.
Doktorlar kolunun kesilmesinde karar kılmış ama Safa bunu kabul etmemiştir.
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu bu acılardan hayata merhaba dedi.
Edebiyatımızda kararsızlığı,paradoksu,acıyı,bireysel ve sosyal yalnızlaşmayı en oldukça o anlatmıştır.Karamsarlığın değil ruhun derin acılarından dünyaya gelen hakikatin izini sürer.
Toprağına yabancı her türlü duygu ve düşünceye mesafe koymuş,bu haliyle de yalnızlığa itilmiştir.
Yoksulluğu haklılığıdır kim bilir.
Server Bedi mahlasıyla Cingöz Recai serisini kaleme almıştır.
Necip Fazıl onun için”Kafası vardı.Kültürü vardı.Cümlesi vardı. Üslübu vardı.Diyalektiği vardı.Estetiği vardı,Cesareti vardı.Hasılı bir sanat ve düşünce adamından olması ihtiyaç duyulan vasıflardan bir oldukça oranı vardı.”demiştir.
17 Haziran 1961’de hayata gözlerini yummuş. Edirnekapı şehitliğinde toprağa verilmiştir.
 

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu